Sabancı Vakfı, Metropolis Sevenler Derneği (Meseder)'in yürüttüğü Metropolis Kazıları'na destek vermektedir.
1990 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Trakya Üniversitesi adına sürdürülen Metropolis Antik Kenti kazı çalışmaları Trakya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serdar Aybek başkanlığındaki kazı ekibi tarafından yürütülüyor. Kazılar kent yaşamı hakkında bilgilerin alınacağı kamu yapıları ve sivil alanlar üzerinde sürdürülürken yeni yapıları keşfetmek amacıyla sondaj çalışmaları da yapılıyor.
Metropolisi Sevenler Derneği (MESEDER) yönetiminde ve Sabancı Vakfı desteğiyle devam eden Metropolis Kazılarının 2011 yılı programı kentin eteklerinde bulunan Roma Hamamı - Palaestra çevresinde yoğunlaşmıştır. Hamam ve spor alanından oluşan yapının geometrik bezemeli mozaikli galerileri ve yapının mimari blokları üzerinde koruma ve restorasyon projeleri geliştirilmektedir. Ayrıca Hamam çevresindeki yapılaşmalarda araştırılmaktadır.
İzmir’in Torbalı ilçesine bağlı Yeniköy ve Özbey köyleri arasında kalan Metropolis Antik Kenti kazılarına Philip Morris onbeş yılı aşkın bir süredir destek olmuştur. Sabancı Vakfı da 2003 yılı itibariyle MESEDER’e katkıda bulunarak bilimsel kazılara destek vermeye başlamıştır.
Metropolis’in tarihi, Neolitik Çağ'daki ilk yerleşim izlerinden Klasik Çağlar'a, Hellenistik Çağ'dan Roma ve Bizans dönemlerine, Beylikler ve Osmanlı tarihine kadar uzanmaktadır. Kazılarda elde edilen heykeller, sikkeler, yazıtlar, cam ve seramik objeler bugün İzmir Tarih ve Sanat, İzmir Arkeoloji ve Selçuk Efes müzelerinde sergilenmektedir.
2011 yılı kazılarının sona ermesi ile kazının ilk yıllarından itibaren kaydedilen küçük eser sayısı 10 bin'in üzerindedir.
Metropolis’de Üçüncü Hamam Heyecanı
2011 sezonunda sürdürülen kazı çalışmaları, kentin Roma çağı yayılım alanı ve sınırlarını ortaya çıkarabilmek amaçlıydı. Bu doğrultuda kazılar, 2009 yılında başlanan “Han Yıkığı” mevkiindeki Roma hamamı ve onun doğusundaki mermer avlulu alanda yoğunlaştı. Çevresi mozaiklerle çevrili, tabanı mermer kaplı, Palaestra (Güreş Alanı) tamamen açığa çıkarıldı.
Palaestra’nın kuzeyinde tespit edilen, yeni bir hamam yapısı sezonun en heyecan verici buluntusu oldu. Bu yapı ile beraber tüm kompleksin yaklaşık olarak 1000 m²’lik alanı kapladığı anlaşıldı. Kazı çalışmaları sırasında hamam içinde mermer parçalar ve pencere camı parçaları, bulundu. Bu alanda bulunmuş çok sayıda kandil ve diğer küçük buluntular da hamamdaki canlı sosyal yaşamı göstermektedir.
Roma Hamamı ve Palaestra (Spor Alanı) gün ışığına çıkıyor
2010’da yapılan kazı çalışmaları sonunda, kentin geçmişteki parlak sosyal yaşantısını aydınlatan önemli veriler elde edildi. Özellikle Roma Hamamı ve Palaestra kazıları sonunda büyük oranda planı belirlenen yapılar ve geometrik bezemeli taban mozaikleri ve birçok metal, pişmiş toprak, kemik ve camdan yapılan küçük eserler bulundu.
Metropolis 2009 yılındaki çalışmalar ile büyük bölümü ortaya çıkarılan Peristilli Ev olarak adlandırılan mermer avlulu özel konutun güney sınırları belirlendi. Antik Çağda üstü kapalı uzun yürüyüş mekanları olarak tanımlanabilecek Stoa kısmındaki çalışmalarda da üzerine yıkılmış olan Geç Antik Çağ duvar parçaları kaldırılarak batı duvarı tamamen açıldı. Ayrıca yapının temellerini bulmak için yapılan kazılarda 2 adet pithos (depolama küpü) ve birçok Hellenistik dönem seramikleri bulundu.
Kadınların süslenme merakı yüz yıllar öncesine dayanıyor
2009’da yapılan kazı çalışmalarında M.Ö. 150 yıllarına ait bozulmamış bir mezar içinden bir genç kadın iskeleti etrafında, 41 adet koku şişesi, aynalar, bir çift küpe ve pullar ortaya çıkarıldı.
20 yıldır devam eden Metropolis kazılarının 2009 yılı çalışmalarında, kadınların süslenme merakının yüzyıllar öncesine dayandığına ilişkin bulgular elde edildi. Kazı ekibi kazılara başlandığı günden bu yana ilk kez bozulmamış bir mezara ulaştı. Yaklaşık 2500 yıl öncesine tarihlenen mezarın, iskelet üzerinde yapılan incelemeler sonucunda 25 yaşlarında genç bir kadına ait olduğu anlaşıldı. İskeletin etrafında, bulunan 41 adet koku şişesinin yanı sıra üzerlerinde Erkek başı ile arı kabartması bulunan iki altın pul, bir çift altın küpe, bronz aynalar, kemikten ve gümüşten kozmetik kaşıkları, kadınların yüzyıllar öncesinde de süslenmeye ne kadar önem verdiğini bir kez daha ortaya çıkardı.
Metropolis kazılarıyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için: www.metropoliskazilari.com