Sıkça Sorulan Sorular
Yazı boyutunu büyüt Yazı boyutunu küçült

TCDB kamu bütçelerini toplumsal cinsiyet eşitliğine destek olacak biçimde düzenlemek olarak açıklanıyor. Bu bakış açısı ile bütçeler şeffaflaşırken, kadınların görünür kılınması, öncelikleri ve ihtiyaçlarının ortaya çıkarılması sağlanıyor. TCDB, kamu politikası olarak benimsenip, uygulamada sürekliliğin sağlanması halinde verimliliğin yanı sıra, demokratik katılımı da arttırdığı biliniyor. Bu konuda dünyanın farklı ülkelerinde uygulanmış örnekler var.

 

TCDB, kadın ve erkeklerin, kız ve erkek çocukların gereksinimlerinin karşılanmasında dezavantajlı konumdaki kadın ve kız çocuklarının önceliklerini gözeten ve bu eşitsizliği ortadan kaldırmak için kamu kaynaklarının dağılımına müdahale eden bir bütçeleme yaklaşımıdır. Bu açıdan bakıldığında, TCDB kadınlar için ayrı bir bütçe değildir. Ancak kamu harcamaları yapılırken kadınların toplumdaki dezavantajlı konumlarını göz önünde bulundurularak dağılımın bu yönde yapılmasıdır.

 

TCDB uygulamalarına iyi bir örnek, Türkiye’de uygulanan Şartlı Nakit Transferleri’dir. Türkiye’de okul çağında olup, ailelerinin maddi yetersizliği nedeniyle eğitime katılamayan çocukların okula gönderilmesini özendirmek için verilen bu şartlı maddi destekler, kız çocuklarına ve erkek çocuklarına farklı şekilde uygulanmaktadır.

 

Kız öğrencilerin eğitimin her kademesine katılımları erkek öğrencilere göre daha düşüktür. Bunun arka planında, ailelerin kız çocuklarının eğitimine erkek çocuklarınki kadar önem vermemesi ve dolayısıyla kız çocuklarına yönelik bir ayrımcılık olgusu yatmaktadır. Kız öğrencilerin erkek öğrenciler kadar eğitim imkânlarından yararlanması için ilave destek mekanizmalarının oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Aksi takdirde, var olan eşitsizlik aynı biçimde devam edecektir.

 

Bu analizden yola çıkarak, Şartlı Nakit Transferi örneğinde, eğitim alanında cinsiyet eşitsizliğini gidermek amacıyla kız çocukları için ailelere verilen maddi destek erkek çocuklar için verilenden daha fazladır. Bu örnekte görüldüğü üzere kamu kaynakları kız çocuklarının toplumda bulunduğu dezavantajlı konumu göz önünde bulundurarak harcanmaktadır.

 

Kadınların ve erkeklerin toplum içindeki farklı rolleri, konumları, ekonomik ve sosyal durumlarındaki farklılıklar, kamu politikaları ve kamu bütçelerini de etkileyebilmektedir. Cinsiyet eşitsizliklerinin giderilmesi hedefine yönelik olarak, kadın ve erkeklerin farklı ihtiyaçlarına göre bütçe yapılandırılabilir.

 

TCDB, cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik uluslararası taahhütlerin, ulusal ve yerel düzeyde oluşturulan planların somut olarak hayata geçmesini sağlar. Bir başka değişle, TCDB ile cinsiyetler arası eşitlik ilkesinin gerçek hayata ne düzeyde yansıdığını izlemek ve dolayısıyla somut adımların atılmasını sağlamak mümkün olacaktır.

 

TCDB’nin birçok faydası bulunmaktadır. TCDB sadece bütçe konusunda cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına değil, yoksulluğun azaltılmasına, ekonomik üretkenliğin, hesap verilebilirliğin, şeffaflığın artırılmasına da katkı sağlar. Kadın haklarının kazanılması hedefine doğru önemli bir adımdır. Yerel yönetimlerde cinsiyete duyarlı katılımcı yaklaşımların geliştirilmesi, iyi ve demokratik yönetişimin sağlanmasına katkıda bulunur.

 

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında parlamentonun ve hükümetin yanı sıra, yerel idareler ana aktör konumundadır. Vatandaşların yararlandığı kamu hizmetlerinin büyük çoğunluğu yerel yönetimler ve merkezi hükümetin taşra teşkilatları tarafından verilmektedir. Bu sebeple, TCDB ile ilgili çalışmaların yerel idareler tarafından benimsenmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, bu çalışmalarda STK’ların, özellikle de kadın örgütlerinin yer alması son derece önemlidir.

 

TCDB, ek bütçe yaratmak ile ilgili değil, elde bulunan bütçenin daha iyi şekilde harcanmasıyla ilgilidir. Çok sınırlı bir bütçe içinde dahi politikaların cinsiyet eşitliğini iyileştirmek üzere planlanıp planlanmadığı ve kaynağın mümkün olan en iyi şekilde harcanıp harcanmadığını analiz edebiliriz.

 

Bu çalışma yerel yönetimlerin, Kent Konseyi ve kadın STK’ları ile beraber katılımcı bir model çerçevesinde çalışarak yerel hizmet sunumlarını toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme prensipleri çerçevesinde gerçekleştirmesine katkıda bulunacaktır. Bu amaçla 11 pilot ilden toplam 275 katılımcı toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme konusunda eğitimler alacaktır. 2015 yılına gelindiğinde Program illerinden en az altısının yerel yönetim bütçelerinin veya seçilmiş programlarının toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun bir hale gelmesi hedeflenmektedir.

 

BM Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (“UN Women”) bu konuda önemli bir birikime ve deneyime sahiptir. Bu Program’da yerel yönetimlere yönelik eğitimler UN Women’ın TCDB konusundaki uzmanları tarafından gerçekleştirilecek. Yapılacak ihtiyaç analizinin ardından, ülkemizde yerel düzeyde bütçeleme süreçlerinin toplumsal cinsiyete duyarlı bir biçime getirilmesine yönelik hazırlanan eğitim programları tüm illerde yapılacaktır. Eğitim programlarına, yerel yönetim bütçelerini hazırlayan ve uygulayan birimlerden personel katılacaktır.

 

Ayrıca, Kent Konseyleri’nin özellikle Kadın ve Genç Meclisi üyeleri ile STK temsilcileri de yapılacak eğitimlerde yer alacaklardır. Bu eğitimlerde amacımız, yerel yönetim bütçelerinin toplumsal cinsiyete duyarlı biçimde hazırlanması için tüm ilgili tarafların kapasitelerinin geliştirilmesidir. Bu süreçte hazırlanacak eğitim dokümanları ilgili tüm kesimlerle paylaşılacaktır. Ayrıca, bu eğitim çalışmalarının sürdürülebilir hale getirilmesi için Belediyeler Birliği ve Sabancı Üniversitesi ile işbirliği yapılacaktır.

 

TCDB, herhangi bir hizmet alanına yönelik uygulanabileceği gibi tüm hizmet alanlarına yönelik de uygulanabilmektedir. Bu yapılacak ihtiyaç analizi ile belirlenecektir. Program’ın uygulandığı illerde yerel yönetimler, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemeyi ihtiyaca göre belirledikleri hizmet alanlarında uygulayacaklardır.

 

Yerel yönetimlerin toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemenin etkilerini analiz etmelerinin çok faydalı olacağını düşünüyoruz.  Böyle bir analiz, yerel yönetimlere TCDB’yi uygulayarak ne kazandıklarını göstermesi açısından çok faydalı olacaktır. Ayrıca, BM program döngüsünün bir parçası olarak, programın etki analizi bağımsız uzmanlar tarafından gerçekleştirilecektir.

 

TCDB’nin kadınlara yararları şunlardır:

· Kadınları ekonomik olarak görünür kılıyor.

· Kamu gelirlerinin toplanmasının ve vergi yapısındaki değişikliklerin, kadınların hayatını erkeklerinkinden farklı olarak nasıl etkilediğini gösteriyor. Örneğin, Kanada'daki bir STK’nın çalışmaları, emeklilik tasarruflarıyla ilgili yapının kadınların aleyhine olduğunu ortaya koydu; böylece hükümet destekli emeklilik programlarında reform isteyen kampanyalar başlatıldı.

· Kadınlara ayrılan kaynakların nasıl harcandığını ayrıntısıyla gösteriyor. Örneğin Güney Afrika'daki toplumsal cinsiyeti gözeten bir bütçe analizi, aile içi şiddeti önlemeye dair yasanın çıkmasına karşın, yeterli finansal kaynak ayrılmadığını ortaya çıkardı.

· Politika üreticilerine, kadınların kamu harcamaları ile ilgili önceliklerini gösteriyor. Örneğin 1996'da, ABD'deki bir kadın hakları örgütü, 1,3 milyon kadının yıllık sağlık bakımı harcamalarının F-22 savaş uçaklarına ayrılan 2,1 milyon dolarlık bütçeden alınarak karşılanmasını istedi.

· Verimliliği ve yurtiçi hasılayı artırıyor.

 

2Kaynak: http://bianet.org/bianet/kadin/72629-toplumsal-cinsiyeti-gozeten-butce-nedir

 

 

BMOP ile özellikle kadın STK’larına yerel yönetimlerin harcamalarını, kararlarını TCDB perspektifinden nasıl okumaları gerektiği konusunda iyi bir altyapı sağlanması hedeflenmektedir. Bu altyapı sayesinde kadınlar yerel yönetimin kendileri için ne yaptığını sorgulamak adına daha donanımlı hale gelmiş olurlar. Bu donanım sayesinde neyi nasıl talep edeceklerini daha iyi kurgulayabilirler, talep ettikleri hizmetlerin toplumsal cinsiyet etkisini ölçebilirler ve yerel yönetimlerin performansını daha net analiz edebilirler. Sözgelimi, meslek edindirme kurslarının toplumsal cinsiyet etkisini hesaba katan bir kurs programının tasarlanmasına önayak olabilirler.

 

TCDB konusunda dünyada birçok başarılı örnek bulunmaktadır. Avusturya, Arnavutluk, Bosna Hersek, Fas, Peru, Brezilya, Sırbistan farklı düzeylerde ve farklı programlarında TCDB’yi uygulayan ülkelerden birkaçıdır. Örneğin Sırbistan’ın Voyvodina eyaletinde istihdam ve serbest meslek programları ile ilgili yapılan TCDB çalışmaları kapsamında kadınların erkeklere göre hangi istihdam alanlarına daha çok yöneldiği, istihdam amaçlı kurslar tamamlandığında kadınların ve erkeklerin iş bulma şansı, kamunun kadın ve erkeklerin istihdama kazandırılması için ne kadar kaynak ayırdığı incelenmiştir. Bu sayede, kamu kaynaklarının cinsiyetler arasında daha adil ve dezavantajları ortadan kaldıracak şekilde yeniden kurgulanması sağlamıştır. STK’ların yaptığı TCDB çalışmasına örnek vermek gerekirse, Brezilya’da faaliyet gösteren ve kadın hakları alanında çalışan bir STK olan CFEMEA, kadınlara yönelik şiddeti önlemek için hükümetin önerdiği ve parlamentonun onayladığı kaynak miktarını yakın incelemeye almıştır. CFEMEA yaptığı yoğun lobi faaliyetleri neticesinde parlamentoya sunulan kaynak miktarının ciddi biçimde artmasını sağlamıştır.

 

 

 

Üyelikler | SSS | Basın Haberleri | Sosyal Medya | Multimedya Galeri | Logo Kullanımı | Site Haritası | İletişim
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Hakkında Bilgilendirme
Sabancı Vakfı - Tüm Hakları Saklıdır.   Sabancı Vakfı Facebook Sayfası   Sabancı Vakfı Twitter Sayfası